benim yüzüm her savaşa alesta. ama bu denizin ortasında, hiçbir ülkenin kıyısına yakın değilken, ben seni bir toprak parçasıymışcasına korudum. seni aldım ve göğsümde bir makber gibi kuruttum. beni unut, bunu hatırla. çamur olman bir şey değil, boğulmak üzeresin.
beni bu dünyada şeytan ilan etmeniz, sizi o dünyada cennete sokmayacak. ama ben taşlarınızla yıkılacak, cehennemin dibine de gitsem; ateşle yanacak kadın değilim. attığınız o taşlar, sekip göğsünüze saplandığında hıçkırıklarınızı ve küfürlerinizi duymaktan çok sıkıldım. ağlayacaksanız, istirham ediyorum, oynamayalım.
sizi kuracağım tek bir kelime ve hatta susacağım bir cümle ile dahi durup düşünmeden, hiç güzel canımı yormadan yani, öyle, öylesine bir anda öldürebilirdim. ama hayatın sizi tam da hak ettiğiniz gibi, bir böcek gibi ezmesine ve yıllarca süründürmesine izin vereceğim. ne oldu bilmiyorum esasen, sanırım olmayan vicdanımı bir yerlerde buldum. e ben merhamet ve vefa ehli bir kızım. siz yanınızda ki aslında önünüzde size siper olmuşlara dahi sıkabilecek zayıf insanlarsınız, bense ekmeğimi yiyip karşıma geçeni bile azat edecek yücelikte.
kalbimin fay hattı kırıldı. bundan sonra aynı sokakta yürümeyelim. benim seni koruyabileceğim her sığınak bir bir yıkıldı. kendine bir ev bul ve uslu bir çocuk ol. taş attığın o camlara, gün gelir kış olur, üşüyorum diye ağlarsın.
sen yalanlar duymak istiyorsun, ben gerçekleri susmaktan geberiyorum. içimde tüm sokaklar infilak etti, sen de bulursan bir yolunu yavaştan git istersen.
seni anlamayı geçtim,
seni değiştirmeyi geçtim,
seni sevmeyi çoktan-*
(via gecenintenhasi)
biz her şeyle ve hatta hiçbir şeyle dahi yetinebilecek kadınlarız.
(via gecenintenhasi)